
2002-2003 sezonunu Turgut Özakman’ın yazdığı Atila OğultekinÂ’in yönettiği “AK MASALCI , KARA MASALCI “ adlı çocuk oyunu ile açan Ankara Sanat Tiyatorosu’nu 40.yıl heyecanı sardı. 20-21 Ocak tarihlerinde 40.yıl kutlamalarını yapmaya hazırlanan Ankara Sanat Tiyatrosu’nun etkinlikleri 26 Aralık 2002’de sahnelenecek Samuel Beckett‘ ın yazdığı , Işık ToprakÂ’ın yönettiği “GODO ‘YU BEKLERKEN “ adlı oyun ile başlayacak. Ankarasosyete.com olarak Ankara Sanat Tiyatrosu’nun 40.yılını kutlar başarılarının devamını dileriz. “ GODOÂ’YU BEKLERKEN “ ANA TEMA
Samuel BECKETTÂ’in yapıtlarında temel izlek (tema) “İnsanın anlamsız bir varoluşa tutsaklığıdır.” Artık çağdaş bir klasiğe dönüşmüş olan “GodoÂ’yu Beklerken”de de aynı bakış sözkonusudur. Tek bir kuru ağacın bulunduğu her hangi bir yerde, iki insan GodoÂ’yu beklemektedirler. GodoÂ’nun kim ya da ne olduğu, gelip gelmeyeceği, gelirse ne olacağı belli değildir. İki insan yalnızca beklemektedirler ve beklerken de zaman doldurmak, oyalanabilmek, daha doğrusu varoluşlarını sürdürebilmek için sürekli konuşmakta, bir şeyler yapmaktadırlar. Beckett, bu sabırlı ve edilgen bekleyiş sürerken onları, gene varoluşlarını akılsız ve aynı ölçüde amaçsız bir yolculukla dolduran başka iki kişiyle buluşturur: Efendi ve kölesiÂ… GodoÂ’yu BeklerkenÂ’de bir olay örgüsü yoktur. Yalnızca beklenir. Ama ne beklenir? Bu, kişilere ve toplumlara göre değişir. Bilindiği gibi herkesin beklentisi değişiktir bu dünyadaÂ… Ancak, şunu da eklemeden geçmeyelim: Beckett tüm karamsarlığına karşın gene de yer yer küçük umut pırıltıları ve sevginin ılık esintisini getirmektedir sahneyeÂ…
Işık TOPRAK